Serious Sam 3: Eskiden FPS'ler işte böyleydi

Serious Sam 3 işte bu zamanlara öykünüyor. Bu oyunda bir tek maço kahraman var. Bir de tüfekle, tabancayla, balyozla, tekmeyle hatta gerekirse elleriyle öldüreceği on binlerce uzaylı. Hepsi bu. Hikâye mi? Dünyaya doluşmuş olan uzaylıların arasına düşüyorsun, sonra kurtuluyorsun, sonra yine düşüyorsun ve yine uzaylıları duvarlara sıvıyorsun.

Oyun, uzaylı istilasına karşı savaşan Sam’in helikopterden bir barınağın üstüne düşmesiyle başlıyor. Barınağın üstüne düştükten ve ellerimizle ilk uzaylımızı öldürdükten sonra cephaneliğimize giren ilk silah bir balyoz oluyor. Balyoz gerçekten de yakın mesafede acayip can yakıyor. Bununla bir Ortaçağ şövalyesi gibi mermi atmadan bazı bölümlerin ilk kısımlarını bile tamamlayabilirsiniz. Çünkü vurduğunuzu patlatıyor. Daha sonra tabancanızı alıyorsunuz. Sağda solda duran zırh, sağlık paketi gibi ufak tefek şeyleri toparlayıp biraz kendinize geliyorsunuz.

 

Serious Sam 3: BFE kıvrak bir FPS değil. Köşeden kafa uzatmalar falan yok.  Oyunda karşınıza çıkacak olan düşmanların da yapay zekâsı en fazla sağa sola kayarak üzerine nişan alınmasını zorlaştırmaktan ibaret. Bazıları tavandan geliyor, bazıları sağa sola zıplıyor. Zaten oyunun esprisi de bu. Her bölüm biraz sakin başlıyor. Bu sükunet gerçekten de sizi geriyor çünkü ses efektleri çok başarılı. Bazı bölümlerde, inceliği olmayan korku filmlerinin en klasik yöntemiyle, karşınıza birden çıkan yaratıklar insanı koltuktan düşürüyor. Bazen yalnızca taşa vuran pençeleri duyuyorsunuz ama düşmanı son ana kadar göremiyorsunuz. Müzik başınıza gelecekleri önceden haber verecek şekilde çatışmaya girmeden önce tempoyu yükseltiyor.

Ölen düşmanlar kaybolduğundan PC’nizin kasılması konusunda bir endişeniz olmasın. Üstünüze aynı cinsten yüzlerce yaratık akmaya başladığındaysa oyun Yılan Sam'e dönüyor. Yılanın başı sizi takip ediyor ve siz ateş ederek geri geri kaçmaya başlıyorsunuz. Bu yüzden kaçacağınız alanı çok iyi tahlil etmeniz gerekiyor. Çünkü bir taşa falan takılırsanız vay halinize. Tam bu taktikle yılanı kuyruğuna kadar eritip bitirdiğinizde akın da duruyor. Ve siz gerilen kaslarınızı biraz dinlendirebiliyorsunuz.

 

Gerilmek demişken, sakın bu oyunu basit mantığı sebebiyle öyle kolay bir FPS sanmayın. Birçok çatışmada fena halde kalabalık düşman sürüleriyle karşılaşacak ve bu kalabalığın altında ezileceksiniz. Özellikle düşmanlar farklı kombinasyonlarda geldiğinde feleğiniz şaşacak. Yani karşınızdaki oyun kolay bir lokma değil, hele normal ve daha üst zorluk seviyelerinde oynuyorsanız sağlığınız kendi kendine dolmadığından fellik fellik paket arayacaksınız. Daha da güzeli, mecburen bir şeylerin arkasına saklanacaksınız. Bir de açık alanlar neyse de, kapalı alanlarda bu sürüyle baş etmeye kalktığınızda işiniz iyice zorlaşacak. Oyunun bazı yerlerinde çevirmeniz gereken kollar ve birçok yerinde erişebileceğiniz gizli bölümler var. Bunları keşfetmek için bazen özel çaba harcamanız gerekiyor, bazen de canınızı kurtarmaya çalışırken buluveriyorsunuz.
 
Serious Sam'i Serious Sam yapanların başında yüzlerce mermi fırlattığımız saçma sapan silahlarımızdır ya hani, burada da kural değişmemiş. Devasa top, roketatar gibi fantastik silahlarımız yine elimizin altında. Ama asıl ustalık bunları doğru zamanda, doğru menzille, doğru düşmana karşı kullanmak, hatta buna göre mermi tasarrufu yapmak. Benim gibi mermi harcamama takıntınız varsa silahlı akrepleri tabancayla headshot atarak da öldürebilirsiniz. Düşman yakınınıza girdiğinizde çifte, balyoz, dipçik kullanırken uzaktakilere karşı tüfeklerinizi konuşturmalısınız. Büyüklere roket ve top atabilirsiniz. Önemli olan, büyüklerle uğraşırken küçükleri veya tam tersi küçüklerle uğraşırken büyükleri unutmamak.
 
Oyunda sizi en çok havaya sokan şey etrafa bol bol kan sıçraması, et yığını haline gelen ya da parçalanan, patlayan düşmanlar. Yani düşmanı alt ederken yalnızca öldürmüyorsunuz, resmen imha ediyorsunuz ki kafa dağıtmalık oyunlarda bu tip abartılar rahatsız edici değil, atmosferi tamamlayan birer unsur olarak faydalı bence.

 

Oyunda hikâye modunun yanı sıra bir de survival modu var. Burada klasik olarak üstünüze akan sürülere karşı hayatta kalmaya çalışıyorsunuz. Ve bana sorarsanız her şeyi bırakıp sırf bu modu saatlerce oynayabilirsiniz. Eğer kendi başınıza oynamaktan sıkılırsanız 16 kişiye kadar destek veren çok oyunculu moda girin. Çok kalabalık sunuculara rastlamadım ama en azından 16 kişi birden hep beraber katliam yaratmak veya birbirinize girişmek de eğlenceli oluyor.

Serious Sam 3: BFE ile istediğiniz kadar eğlenin ya da sıkılın ama günümüzün FPS'leriyle kıyaslamayın. Çünkü Croteam'in yapmaya çalıştığı, günümüzün oyunlarıyla kapışmak değil. Onun yerine türün köklerine inerek saf çatışmaya odaklı bir iş yapmışlar ve bunu başarmışlar. Fakat bunu yaparken kendilerini tekrar etmekten kaçamamışlar. Daha önce tutan formülü yenilemiş, cilalamış ve tekrar önümüze sunmuşlar. O yüzden oyunun notunun verirken kendi içerisinde bir değerlendirme yapmanın daha doğu olacağını düşünüyoruz. Oyun taş gibi bir FPS mi? Evet. Aksiyon tavan yapıyor mu? Evet. Grafikler ve ses efekleri iyi mi? Evet. Ama en önemlisine gelince: Eğlendiriyor mu: Evet.

İLGİLİ ÜRÜNLER

198,00 TL
Türk Telekom internet müşterilerine özel
16,50 TL x 12 ay taksitle!
programattik