Quantum Conundrum

Bulmaca oyunlarının temel mantığı, elimize küçük ve eğlenceli oyuncaklar vermelerinde yatıyor. Hepsi bunu yapıyor, bazıları fizik kurallarıyla oynuyor, kimisi dünyayı değiştirecek güçler veriyor... Peki neden ikisi birden olmasın? Quantum Conundrum'un yaptığı da tam olarak bu. Dünyayı farklı boyutlarda birleştiren bir laboratuarda, fizik kurallarını yeniden tanımlayacak bir kahramanlık hikâyesini yaşıyoruz bu oyunda.

Çılgın bilimci amcasının laboratuarına giren bir çocuk, amcası bilinmeyen bir boyutta kapalı kalmışken, işleri düzeltip amcasını kurtarabilir mi? Quantum Conundrum oynuyorsanız bunun olmaması için bir neden yok. Özellikle de farklı boyutları açan bir eldiveniniz varsa bu iş düşündüğünüzden bile eğlenceli hale gelebilir. Boyut demişken, kesinlikle Half-Life'daki gibi uzaylıların yaşadığı bir başka dünyadan bahsetmiyoruz, sadece maddelerin yapısının ve şeklinin şemalinin değiştiği bir evren söz konusu. Örneğin Ağır Dünya'da her şey ağırlaşıyor, karton kutular metal küplere dönüşüyor, perdeler duvar gibi sertleşiyor ve duvarlardaki tablolar heavy metal temalı oluyor. Biraz Undying havası aldığımdan olsa gerek, Quantum Conundrum'un en sevdiğim yanlarından biri tablolarla oynamak oldu. İnsan meraktan bütün tabloların ne olacağını, nelere dönüşeceğini görmek istiyor.



Toplamda Pofuduk, Ağır, Yavaş ve Ters Yerçekimi olmak üzere dört farklı dünya var ve eldivendeki tuşlara dokunarak boyut değiştirmek sadece fizikleri değil mekândaki her şeyi etkiliyor. Duvardaki resimler bile boyutun durumuna göre yer değiştirebiliyor. Örneğin bir köpek resminin ters yerçekimi boyutunda yeri ısırıp düşmemeye çalıştığını görebiliyoruz.

Oyunun bulmacaları içinse aşağı yukarı Portal kafasında diyebiliriz, boyut teması gayet güzel ama bu özünde sadece yerçekimiyle oynadığımız gerçeğini gizleyemiyor. Genel olarak bulmacaların tamamı fizik temelli ve zamanlamaya dayalı ilerliyor. Örneğin taşıması ağır bir kasayı yumuşak boyutta tutup cama doğru fırlatmak ve tam o anda ağır boyutu açarak o camı kırmak yapabilecekleriniz arasında. Oyun en başından itibaren teker teker her boyutu öğreterek ilerlediği için çok sorun yok ama sonlarda, farklı boyutları aynı anda kullanmak gerekirken bir yandan da pervaneler olsun, objeler olsun uğraşmanız gerekiyor oluşu işleri değiştiriyor.



Quantum Connundrum kesinlikle sıkıcı bir oyun değil ama ilk Portal'ın lanetini paylaşıyor; senaryo bazında oyuncuya fazla bir şey katamıyor. Dolayısıyla şimdi ne olacak gibi bir merak oluşmuyor, bunun yerine oyuncu bulmacaların ve eline geçecek aletlerle neler yapabileceğinin heyecanına tutunarak devam ediyor oynamaya.

Quantum Connundrum kendi halinde oldukça eğlenceli bir oyun. Boyutlar arası geçiş son derece keyifli, bulmacalar oynayana kendini iyi hissettiriyor ve zorluk dengesi de başarılı. Bu aralar oynayacak kaliteli bir bulmaca oyunu arıyorsanız, kesinlikle doğru yerde olduğunuzu söyleyebiliriz.

programattik