NBA 2K13 İnceleme

Türk toplumu her ne kadar kendisini “futbol ülkesi” gibi tanımlamak istese de, Dünya geneline baktığımızda işin gerçeğinin böyle olmadığını görüyoruz. Futbol kültürünün ortaya çıktığı ve gerçek anlamda “futbolun beşiği” olan ülke olan İngiltere’den tutun da, tüm ülkeler tarafından sevilen futbola karşı en az onun kadar güçlü bir marka çıkartan Amerika Birleşik Devletlerine varıncaya kadar birçok ülkenin kendine has bir spor kültürü var elbette.

Yazıya bu şekilde başlamamızın sebebi, aslında senelerdir bilgisayarlarımızı ve konsollarımızı şenlendiren spor oyunlarının temelde nasıl bir süreçten geçtiğini görmekti. 2000’li yıllardan sonra NBA Live serisi ile ortalığı yıkıp  geçen EA Sports’un ardından, 2009’da ilk oyunuyla piyasaya giren ve bu tarihten sonra spor oyuncularını sevenleri ekran başına kitleyen bir 2K Sports gerçeği var. İşte, bu denli bir başarıya imza atan 2K Sports’un son oyunu da NBA2K13.

 

NBA2K serisiyle 2K’nın hem bilgisayarları hem de konsolları ele geçirmesi, NBA Live serisi tarafında pek de hoş olmayan sonuçlar doğurdu bildiğiniz gibi. Senelerce oynanan serinin iptal kararı alındı, 2-3 sene çıkmadıktan sonra bu sene için (NBA Live 2013 oyunu için yani) çıkış kararı alındı, ancak kısa süre sonra bu oyunun da iptal edildiği açıklandı. Durum böyle olunca, NBA oyunları arasında tek ve en iyisi hala NBA2K serisi.

Öncelikle, türde tek olan NBA2K serisi, bu durumu senelerdir olumlu kullanıyordu. Ancak bu “kendini geliştirme” hızı ne yazık ki bu sene biraz yavaşlamış durumda. Zaten uzun süreli serilerin en büyük belalarından biri olan “kendini tekrar etme” durumuyla karşı karşıya olan seri, bu sene bu hastalığa az da olsa yakalanmış. Tabii bütün bunların dışında, yapımcıların üzerinde durarak geliştirdiği yönler ve yenilikler de bulunuyor.

Yapımcıların yeni oyuna başlarken çözmek istedikleri ilk şey, geçen seneki oyunun bilgisayar sürümlerindeki oynanışın adeta işkenceye dönüşecek şekilde zorlayıcı ve klavye kontrollerinin konsollara oranla çok daha zorluğu olsa gerek. Zira bu sene kontroller biraz daha düzgün ve işlevsel, ama oyun hala bilgisayarlarda ve haliyle klavyelerde çok zor bir oynanışa sahip. Oyundan bu anlamda en iyi performansı almak için bir gamepad şart gözüküyor.

 

2K Sports’un bu sene oynanış anlamında yaptıklarından biri de, artık topun yönüne çok daha fazla karışabiliyor oluşumuz. Bunu hem oyuncunuzun hareketlerini kontrol ederek, hem de topun gidişatına etki ederek yapabiliyorsunuz. Üstelik ilk başlarda alışması zor olduğu için, ilk maçlarınızda bol bol top kaybı yapmanız da olası. Oynanışa oldukça fazla etki eden bu duruma alıştıktan sonra ise, kendinize özel oynanış stilinizi oluşturmak adına çok daha serbest hareket edebiliyorsunuz.

Senelerdir alışık olduğumuz bir mod olan “MyPlayer” modu da bu sene yerini koruyor. Amatör bir oyuncuyla başlayabileceğiniz kariyerinizde, önce “draft” lara giriyor ve burada seçildikten sonra çok az süreler alarak profesyonel kariyerinize başlıyorsunuz. Aldığınız dakikalarda koçunuzun sizden istediklerini yerine getirdiğiniz sürece puan kazanıyorsunuz ve bu puanları da karakterinizi geliştirmek için kullanıyorsunuz. Bütün bunların yanında, yeni antrenman seçenekleri de NBA2K13’de yerini almış durumda.

Karakterinizi geliştirdikçe, gerçek hayatta olduğu gibi onun hakkında daha fazla haber ve dedikodu çıkmaya başlıyor. 2K Sports bu olayı modun içerisine eklediği “social media” isimli ufak bir eklentiyle halletmiş durumda. Menüden ulaşabileceğiniz bu eklenti sayesinde karakteriniz hakkında çıkan tüm haberleri ve dedikoduları okuyabiliyorsunuz. Bunun dışında, klasik antrenman sürecini biraz daha geliştirmek adına, “MyPlayer” modu altına “Legend Traning Camps” isimli yeni bir mod eklemiş yapımcılar. Bu modda adından da anlaşıldığı üzere, basketbol efsaneleri ile çalışarak hem karakterinizi geliştirebiliyor, hem de onlardan yeni hareketler öğrenerek bunları maç içerisinde uygulayabiliyorsunuz. Mod adına söylenebilecek son şey ise, “Meet the GM” isimli seçenek. Karakterinizi yeterince geliştirdiğinize inandıktan sonra, bu seçeneğe girerek kariyerinizde büyük bir sıçrama yapmaya çalışabilirsiniz. Tabii bu konuda da bütün ipler sizin elinizde.

Gelelim 2K Sports’un bu sene pek başarılı olamadığı konulara. Bunlar ilki, her ne kadar görünüm anlamında biraz değişik gözükse de, işlevsel anlamda senelerdir pek de yenilik sunmayan arayüz seçenekleri. Yazının başında da söylediğimiz gibi, uzun süreli serilerin en büyük problemlerinden olan “kendini tekrar” sorunu NBA2K’yı bu noktada yakalıyor.

 
Bunun dışında, oyun maalesef teknik detaylar konusunda kaliteli olsa da kendini tekrardan kurtulamıyor. Geçen sene oldukça büyüleyici gözüken tüm teknik detaylar bu sene ya çok az gelişimle ya da hiç geliştirilmeden oyunculara sunulduğu için olumsuz bir etki yaratıyor.

Ses konusunda ise NBA2K13’ün hakkını teslim etmek gerekiyor. Jay-Z’nin ellerine teslim edilen oyun, müzik konusunda baştan sona şov yapıyor.

Toparlamak gerekirse, türde tek olmasının verdiği rahatlıkla bu sene daha az geliştirilen NBA2K serisi, oyuncular tarafında tepkiyle karşılanıyor olsa da yine de en iyi basketbol oyunları arasında. EA Sports’un futbol tarafında yaptığı atağa benzer bir atakla sektörü ele geçiren NBA2K serisinin sonraki oyununu şimdiden bekliyoruz.
programattik