Kale Duvarları Bu Kez Fazla Dayanmayacak

Stronghold serisi ile ilk kez tanışmamız bundan tam on yıl önce gerçekleşmişti. Gerçek zamanlı strateji türündeki yapımı rakiplerinden, özellikle de Age Of Empires’tan ayıran en önemli özelliği askeri ve ekonomik görevleri ayrı bölümler halinde oyunculara sunması ve bizi istediğimiz tarzdaki oyun yapısı ile baş başa bırakmasıydı. Bu sayede isteyen oyuncular ticaret, diplomasi ve kaynak kullanımı ile ilgili sorumlulukları bir kenara bırakıp direkt aksiyona girebiliyor, isteyen oyuncular ise savaş ve kargaşadan uzak bir şekilde krallıklarını yönetiyordu. Klasik strateji oyunlarından ayrılan, modern ve kullanıcı dostu ara yüzü ile oyunculara keyifli bir oynanabilirlik sunan Stronghold, ortaçağı son derece gerçekçi bir şekilde yansıtmayı bilmişti. Kale savunması ile düşman kalelerinin işgalinin ön planda olduğu görev yapısı ise bizleri saatler boyunca oyunun başında tutmuştu.

 

[editor:Bizi büyük hayal kırıklığına uğratan Stronghold 3’ün müziklerinin pek de fena olmadığını söylememiz gerek. Köklere dönüş açıklamasının en sağdık kalındığı yön de oyundaki seslendirme ve kaliteli müzikler oluyor.]

 

Her başarılı yapım gibi Stronghold da kısa süre içinde devam oyunlarıyla karşımıza çıktı. Önce Crusader ile bizi tekrar ortaçağa götüren ve Haçlı Seferleri’ni Selahaddin Eyyubi ileI. Richard’ın gözünden görmemize imkan tanıyan oyun, daha sonra genişleme paketi Crusader Extreme ile sevenlerinin sayısını bir hayli arttırdı.South Peak Games’in Legends’in ardından Kingdoms ile Online arenaya yönelerek bilgisayarlarımıza konuk olan Stronghold serisinin devam edeceğini haber vermesi ise birçok strateji severi heyecanlandırdı.Stronghold oyunlarının arkasındaki isim Firefly Studios yeni oyunlarını duyururken,Stronghold 3 ile köklere dönüş yaşanacağını ve yapımın serinin en iyi oyunu olacağını açıklamıştı. Oyun geliştiricisinin bu sözlerinde ne kadar gerçekçi olduğunu ise hep birlikte göreceğiz.

 

Stronghold_3


Çocuğun Hikayesi Devam Ediyor


Babasının Duc de Puce, Duc Beauregard, Duc de Truffe ve Duc Volpe tarafından pusuya düşürülerek öldürüldüğü çocuğun hikayesini oynadığımız Stronghold oyunlarında,  intikam almak için ülke ülke dolaşıp hain pusuyu gerçekleştirenlerin hakkından gelmeye çalışıyorduk. Son olarak Duc Volpe, yani The Wolf’un üstesinden geldiğimizi sanıp rahat bir nefes almıştık ki öğrendiklerimiz ile rahat bir uyku uyumak için hala yapacak işlerimiz olduğunu öğreniyoruz. Hikayesi bir önceki oyunun on yıl sonrasını konu edinen Stronghold 3’te öldüğünü sandığımız The Wolf ile mücadele etmekteyiz. Bizimle yaptığı savaş sonucu ağır yaralar alan ve doğuda uzun bir süre istirahate çekilen düşmanımız, burada bir yandan iyileşirken bir yandan da karakterimizi nasıl alt edeceğine dair planlar yapmış.


Oyuna başladığımızda, alışık olduğumuz üzere iki ana bölüm ile karşılaşıyoruz, türe yabancıysanız bir Tutorial bölümü de sizleri bekliyor.Tutorial’da pek ayrıntıya girilmeden oyunun ana dinamikleri anlatılmaya çalışılmış ancak bunun oyun için biraz basit kaldığını söylemek gerek. Ana bölümlere dönecek olursak bunlardan ilk Military Campaign ki bu bölümde biraz önce bahsettiğimiz hikaye doğrultusunda ilerlemekteyiz. Ancak göreve başlamamızla Stronghold 3’te bir şeylerin yanlış olduğunu da anlıyoruz. Hikayenin devamlılığı için ara video ya da giriş niteliği taşıyan bir şey beklerken bizi son derece özensizce hazırlanmış karalamalar ve üzerine yapılmış bir seslendirme karşılıyor. Bunun bir oyuncuyu yapıma adapte edip onu oyunun atmosferine sokması beklenirken, Stronghold 3 ilk andan itibaren kafamızda soru işaretleri oluşturuyor.

 

Stronghold_3

 

Kale Duvarları Yıkılıyor

 

Her görev başında kısa bir brifing aldığımız oyunda böylece görevin konusu, kazanmamız ve kaybetmememiz için yapmamız gereken şeyleri öğreniyoruz. İlk görevimiz başladığında sürpriz bir saldırı ile ele geçirilen kalemiz içinden sağ kurtulmaya çalışırken buluyoruz kendimizi, bir yandan da kardeşimizi sağ salim güvenli bölgeye ulaştırmamız gerekiyor. Hava karanlık olduğu için çevreye dair detayları göremesek de özensiz bir bölüm tasarımı ve haritanın çeşitli yerlerine konumlandırılmış birkaç düşman askerinden oluşan ilk bölümün hiç de tatmin edici olmadığı bir gerçek. Düşman askerlerini gördüğü halde savaşa yürüyerek giren karakterimiz ve askerlerinin rahatlığının sebebini ise oyun boyunca anlayamıyoruz.
Güneş doğduğunda ise gözlerimize inanamadığımız bir tablo ile karşılaşıyoruz. Bunun nedeni Stronghold 3 görselliğinin nerdeyse 10 yıl önceki yapımlarından ileri gidememesi, hatta kendine özgü estetik yapısını tamamen kaybetmesi. Kaplamaların kalitesizliği iki farklı zemininin nerdeyse bir çizgi çekilerek ayrılması ile adeta gözümüze sokuluyor. Bunun yanında kamerayı uzaklaştırdıkça detay seviyesi düşen haritanın üzerinde nerdeyse hiçbir şey göremememiz yapımcıların bunu yaparak neyi amaçladığı sorusunu getiriyor aklımıza. Çünkü teknik olarak son derece geride olan bir yapımı ultra grafik ayarlarında oynarken bu tarz aksiyonlarla karşılaşmak herhangi bir performans artışı ile açıklanamayacak kadar garip bir davranış. Yeri gelmişken oyunun teknik özellikleri ile devam edecek olursak fiziksel olarak görebileceğimiz en etkili şey kale duvarlarının yıkılması iken, animasyonların sadece geçer not alabileceğini de ekleyelim.

 

Aile Ekonomisi ve Tarih

 

Tekrar oyun modlarına dönecek olursak oyunun ikinci ana modu olan Economic Campaign’de işlerin başına lordun kardeşi olan Lady Cathrine geçiyor. Herhangi bir savaş ya da mücadelenin yaşanmadığı bölümlerde yoğunluğumuzu kaynak toplama, tarım, madencilik ve hayvancılık gibi uğraşlara veriyoruz. Krallığımızın ekonomik durumunu iyileştirmeye çalıştığımız bu modda oyundaki kullanışsız ara yüz nedeni ile çeşitli aksaklıklar da yaşamıyor değiliz. Ara yüzün kullanışsızlığını bir kenara bırakalım, kamera kontrolü bile işimizi zorlaştırmak için hareket ediyor. Bu yüzden Stronghold 3 ile birkaç saat geçirdikten sonra düşmanlar ya da zor görevlerle değil, oyunun teknik sorunları ile bir savaş verdiğinizi anlıyorsunuz.
Stronghold 3’de istediğinizi biraz da olsa bulabileceğiniz tek mod Historical Sieges. Tarihte yaşanmış önemli kale kuşatmalarını canlandırdığımız bölümde,Bodiam, Castillo de Coca, Chateu de Coucy, Dunnottar, Edinburg ve Tower of London gibi kale kuşatmalarında istersek atak istersek de savunma yapan tarafı seçip aksiyona direkt geçiş yapıyoruz ancak bu mod dahi oyunu toparlamaya yetmiyor. Sonuç olarak on yıllık bir geçmişi olan serinin Stronghold 3 ile tarihi bir fiyaskoya imza attığını görüyoruz. Gerek teknik gerekse oynanabilirlik açısından hiçbir beklentimizi karşılamayan oyun,Firefly Studios’un hatalarından ders alması için umarız iyi bir örnek olur.

programattik