Duraksız bir aksiyon, epik bir savaş

İlk Call of Duty oyunlarını hatırlıyor musunuz? Kulağınıza gelen yoğun siren sesi eşliğinde bir o tarafa bir bu tarafa derken Nazi Almanyası’nın askerlerine karşı mücadele ediyorduk. Senelerle birlikte isim aynı kalsa da seride çok büyük değişikliklere gidildi. Artık çatıştığımız askerler Alman değil, çoğunlukla Orta Doğu milletlerinden teröristlerdi. İşin içinde Ruslar vardı, ihanet vardı, ölüm vardı.

 

[editor:Üçüncü Dünya Savaşı mükemmel başladı, keyifle bitti]

 

Activision firmasının Call of Duty ismini çok başarılı şekilde pazarladığı bugünlerde 3. Dünya Savaşı biz oyuncuların kontrolünde başladı. Modern Warfare 2'nin bıraktığı yerden devam eden senaryo eşliğinde, senelerdir aramızda olan karakterlerin sonlarının ne olacağını ve bunun da dışında büyük resmin eksik parçasının nasıl tamamlanacağını görme zamanı geldi. 

 

Doğru yoldan devam etmek

 

Modern Warfare 3'ten bahsetmeden önce belirtmek istediğimiz ilk nokta, oyun öncesi yapımcı firma içerisinde yaşanan olaylar. Call of Duty serisi son dönemde ayrı bir çizgide ilerlerken, “Modern Warfare” serisi farklı ve bütün bir hikâyeyi anlatıyordu. Genel seri içerisinde alt bir bölüm halinde oyunculara sunulan Modern Warfare serisinin yapımcıları ise Infinity Ward idi. İlk iki oyunla oyuncuların büyük beğenisini toplayan yapımcı ekip üçüncü oyun öncesinde büyük bir sallantı geçirdi. Ekibin en önemli isimleri ayrılarak farklı bir yol çizdiler ve Respawn Entertainment isminde yeni bir firma kurdular. Bu olay Modern Warfare 3 öncesi büyük bir krizi de beraberinde getiriyordu. Herkes bir yandan Activision'a güvenirken, bir yandan da bu ayrılığın oyunun başarısını etkileyeceğinden korkuyordu.

Aslında korkulan kısmen de olsa gerçekleşti. Yeni Modern Warfare serinin önceki oyunlarına oranla biraz daha geride kalan bir atmosfere sahip. İlerleyen paragraflarda bunu detaylı şekilde zaten açıklayacağız, o yüzden şimdi oyunun bu “kayıbı” dışında neleri iyi yaptığından bahsetmekte fayda var.

 

Call_of_Duty_Modern_Warfare_3

Silah modellemelerinde ilerleme gözükmüyor

 

Yeni oyunda da yapımcılar bildikleri yoldan gitmeyi tercih etmişler gibi duruyor. Senaryo boyunca çok farklı kollardan oyunu oynuyor; farklı hikâyeler dinliyor ama arka planda “Modern Warfare” a ait metinleri de işitiyoruz. Zaten Cpt. Price ve ekibini yönlendirmenin yanında Amerika Delta Force ekibinden bir karakteri de yönlendirmeye devam ediyoruz. Modern Warfare serisi boyunca oyuncuların bazı bölümlerde gizlilik tabanlı şeyler yaparken bazılarında yoğun çatışmaya girdikleri bilinen bir şey. Yapımcıların bu “farklı” tonlardaki savaş seçimleri üçüncü oyunda da devam ediyor.

Cpt. Price demişken, oyunda yönettiğimiz isimlerden bir tanesi Yuri. Cpt. Price'ın takımında yer alan bu yeni karakterimizle görevden göreve koşarken senaryo hakkında karakter için yeni, bizim için bildiklerimizle bağlantılı sonuçlar ve olaylar görmeye devam ediyoruz. Zaten ekip içerisinde eski oyunlardan hatırladığımız Soap da bulunuyor. Oyun boyunca oldukça farklı mekanlar bizleri bekliyor (Evet Soap yaşıyor). Bazı görevlerde Fransa'dayken bazı bölümler için Çek Cumhuriyeti’ne gidiyoruz. Ülkelerin ve haliyle mekanların farklılaşması da senaryonun birden fazla koldan anlatılmasına olanak sağlıyor. Aslında bu durum kısmen başarılı, çünkü bir süreden sonra hikâye takibi zorlaşabiliyor.

Call of Duty serisinin genelinde olan ve birçok oyuncu için “olumsuz” olarak görülen “tek kişilik ordu” hissiyatı da olduğu gibi oyunda yer alıyor. Yönlendirdiğimiz karakter ile düşmanlara sanki tek başımıza cevap veriyor, tüm olumsuz olaylar yalnızca bizim başımıza geliyormuş gibi hissediyoruz. Bu da bir süreden sonra sürekli sinematik sahne beklememize neden oluyor. Senaryo modunun zor seviyede dahi 6-7 saatlik bir oynanışa sahip olduğunu da söylemekte fayda var, biraz daha uzatılabilse çok daha iyi olacakmış gibi duruyor. 

 

Senaryo tek çözüm değil

 

Senaryo modunu bitirdiğinizde üç parça olarak tasarlanmış Modern Warfare hikayesinin de sonunu görmüş oluyorsunuz. Son sahne hakkında bir yorumda bulunmayacağız ama kendimizi zor tuttuğumuzu da söylemeliyiz.

Senaryo dışında ilk defa ikinci oyuna eklenen Special Ops modu oynanmaya hazır şekilde yer alıyor. Senaryo ile bağımsız olan bu modda ister tek kişi olarak, istersek de arkadaşlarımız ile birlikte çeşitli görevleri yerine getirmeye ve olabildiğince fazla süre dayanmaya çalıştığımız haritaları oynayabiliyoruz. Survival ismindeki seçenekte üzerimize belirli süre aralıklarıyla gelen düşman akınlarına karşı dayanmaya çalışıyor, dayandıkça kazandığımız puanlar ile daha iyi silahlar veya özel mermiler satın alabiliyor, hava saldırılarını kullanabiliyoruz. Missions kısmında ise aldığınız görevleri olabildiğince kısa sürede bitirerek rekor kırmaya çalışıyorsunuz. Tabii ki verilen görevlerin zorluk seviyesi gittikçe artıyor. 

 

Çoklu Oyunculu Mod ile mücadele

 

Call of Duty markasının gücünü aldığı kısımlarından bir tanesi ise tabii ki çoklu oyunculu kısmı. Şu günlerde hala Call of Duty 2'nin dünyanın birçok yerinde oynandığını düşünürsek bu duruma pek şaşırmamak gerekiyor. Milyonlarca oyuncunun Modern Warfare 1-2 ve Black Ops ile günlerini geçirdiğini bilmek, Modern Warfare 3'ün de bu anlamda oldukça başarılı olacağı tahminini yapmamızı kolaylaştırıyor. Dedicated sunuculara destek verildiğini baştan söylemekte fayda var. Oyuncular tarafında çoklu oyunculu mod adına en fazla istenen özellik kesinlikle dedicated sunuculara olan destekti. Activision'un bu isteği görmezden gelmemesi de oyun adına bir artı.

Tabii işler çoklu oyunculu mod adına sürekli iyi gitmiyor. Her ne kadar “16” gibi yüksek sayıda harita seçeneği olsa da, Ground War modu dışında diğer oyun modları sadece 12 kişiye destek veriyor. Özellikle “Team Deathmatch” gibi modlarda 12 kişilik sınır oyuncuların canını sıkacağa benziyor. Ground War modunda ise diğer oyun modlarındaki kişi sınırı 18'e çıksa da bu sayı bile hiç yeterli değil.

 

Call_of_Duty_Modern_Warfare_3

Yine klasik "pazar" mekanlarından bir tanesi

 

Modern Warfare 3'te yer alan haritaların birçoğu garip şekilde tanıdık gelecektir. Yapımcıların haritaları oluştururken çok fazla özendiğini söylemek biraz yanlış olabilir, zira önceki oyunlardaki haritaların değiştirilmiş halleri gibi bir hisse kapılacaksınız. Zaten 12 kişilik sınır yeterince can sıkarken üzerine tamamen “yeni” gibi hissettirmeyen haritalar eklenince çoklu oyunculu mod için pek fazla hevesiniz kalmayabilir.

Çoklu oyunculu kısım için eklenen modlardan tanesi de “Kill Confirmed”. Önceki oyunlarda puanları elde etmek için diğer oyuncuları öldürmeniz yeterliyken Modern Warfare 3'te bu yeterli olmuyor. Öldürdüğünüz rakipleriniz üzerinden birer künye düşüyor ve bu künyeleri toplamanız gerekiyor. En fazla künyeyi, yani en fazla puanı toplayan oyuncu da o oyunu kazanmış ilan ediliyor. Oynanışa ne derecede etki eder tartışılabilir tabii ki ama “mod” anlamında bir kazanç olduğu kesin.

Artık günümüz FPS'lerinin neredeyse tamamında olan seviye atlama sistemi de yerini olduğu gibi koruyor. Online haritalarda öldürdüğünüz her rakipten, yaptığınız her asistten ya da koruduğunuz her bölgeden belirli puanlar kazanıyorsunuz. Kazandığınız bu puanlar önceden belirlenmiş sınırları geçtiğinde seviye atlıyor ve atladığınız her yeni seviyede farklı silahlar, perk'ler ve ekipmanlar açabiliyorsunuz. Böylece seviye atladıkça durdurulması daha zor hale gelen bir asker oluyorsunuz.

Black Ops ile oyuncularla tanıştırılan oyun modları da Modern Warfare 3'te kendilerine yer bulmuş durumda. Gun Game, Drop Zone ya da One in the Chamber ismindeki modlarda biraz daha eğlenceli dakikalar yaşayabilirsiniz. Bu modları arkadaşlarınız ile oynadığınızda çok daha fazla eğlendiğinizi göreceksiniz.

“Theater” ismindeki özellik ile yaptığınız online maçları kayıt edebiliyorsunuz. Daha sonra bu videolardan görüntüler alabiliyor, diğer oyuncularla paylaşabiliyorsunuz. “En ilginç ölümler” gibi kategorilerdeki videoların kısa zaman içerisinde oyuncular arasında dolaşacağını tahmin etmek zor değil. 

 

Makyajlanmak

 

Gelelim oyunun biraz daha “teknik” kokan kısımlarına. Oyuncular tarafından eleştirilen en büyük noktalardan bir tanesi, seri boyunca -özellikle- grafiklerin ve diğer teknik başlıkların yeterince geliştirilmemesi ve yerinde saymasıydı. Bu eleştiri kısmen de olsa doğru, çünkü Modern Warfare 3'te karşılaşacağınız grafiksel düzey ikinci oyundan çok da farklı değil. Yapımcılar geçen sürede ellerindeki grafikler biraz daha makyajlanıp oyunculara sunmuşlar gibi duruyor.

Ses ve müzikler konusunda Activision'un çok da başarılı olduğunu söylemek mümkün gözükmüyor. Özellikle şu günlerde en büyük rakibi Battlefield 3'ün ses efektleri konusundaki büyük başarısının ardından MW3'te duyduğunuz sesler oldukça yapay geliyor. Gerçek bir savaştaymışsınız gibi hissettirme konusunda iyi durumda olduğunu söylemek zor. Müzikler ise biraz daha doğru seçilmiş gibi, sahnelerin aksiyon yoğunluğuna göre arka planda değişen müzikler o an ki ruh halinizi oyunun istediği seviyeye çıkartmakta yardımcı olabiliyor.

Atmosfer konusunda oyun genel Call of Duty başarısını devam ettiriyor. Gökten düşen bombaların etkisiyle yerle bir olmuş binalar, her taraftan gelen mermiler ve tank sesleriyle saniyelik de olsa başarılı bir grafik çiziyor MW3.

 

 Call_of_Duty_Modern_Warfare_3

Su altı operasyonu çok etkileyici. Bir denizaltının bu şekilde mayınlanabileceğini düşünemezdik.

 

Üçüncü Dünya Savaşı sona erdi

 

Her ne kadar çok farklı oyuncu profillerine sahip oldukları ve yapmaya çalıştıkları farklı olsa da, Battlefield 3 ile karşılaştırıldığında özellikle teknik kısımlarında oldukça geride kalan bir oyun olmuş Modern Warfare 3. Çıktığı ilk gün satış rekorları kırıp oyuncu kitlesini memnun etse de aslında aynı formülü tekrarlamaktan kaçamamış. Bu kötü mü olmuş? Kesinlikle hayır. Oyun hala taş gibi. Ama kendi kendini geliştirmemiş.

Modern Warfare serisinin ilk iki oyunu gibi oldukça uzun süreler oynanacak olan MW3, merak edilen senaryosunun da sonlanmasıyla oyuncuların yüzünü güldürmeyi başardı. Bundan sonra ki Call of Duty oyununa dair birçok söylenti dolaşıyor, yapımcıların “Call of Duty Elite” sistemini PC'e getirmeleri gerekiyor. Daha yapılacak çok şey varken, Cpt. Price'ın senelerdir bizimle olan hukuku adına MW3'ü boş geçmemekte fayda var.

programattik