Crysis 2 incelemesi

Crysis’ın çıkış videosunda bulunan     NewYork NewYork, Frank Sinatra’nın en çok bilinen parçalarından birisidir. Sözleri şöyle başlar “Haberi yaymaya başlayın, bugün gidiyorum, onun bir parçası olmak istiyorum, NewYork NewYork.”


Aslında Crytek’in sahibi olan Yerli Kardeşler’e oyunun neden NewYork’ta geçtiğini sorulduğunda NewYork’un tüm dünyadan parçalar taşıyan, çok sembolik bir şehir olduğunu söylerler. Burada oyun tamamen bu şehirde geçtiğinden sizin de şehrin bir parçası olduğunuzu söyleyebiliriz. Nano giysi ise sizin ve bu yüzden de NewYork’un bir parçası.

 


Sağa ne oldi boyle?



Öncelikle şunu söylemeliyiz ki bir bilgisayar oyununu Türkçe oynamak gerçekten büyük bir keyif. Ve çok açık yüreklilikle itiraf edebiliriz ki bizce Crysis 2 şimdiye kadar Türkçe olarak seslendirilen oyunlar arasında en iyisi olmuş. İster hikayenin aktığı sahneler, ister aksiyon sahneleri olsun hepsinde atmosfere çok uygun tonlar kullanılmış. Tabiki oyun kendi ana dilinizde olunca oynamak çok daha başka bir keyif oluyor ve oyun önünüzde bir film gibi akıyor. Playstore’un Türkiye’deki lansmanı sırasında dünyada ilk defa gösterilen videosunda da görüldüğü üzere karakterlerden birisi Karadeniz şivesiyle Türkçe konuşuyor ki onu dinlemek ayrı bir eğlence. Sizi yerden kaldırırken “Sana ne oldi boyle” demesi vb birçok konuşma oyundan aldığınız keyfi daha da arttırıyor. Üstelik oyunun yalnızca tek kişilik modunun Türkçe olduğunu sanmayın. Oyunun çok oyunculu modu da Crysis 2’yle birlikte Türkçe olarak piyasaya sürülüyor ki inanın bize bu eşsiz bir tecrübe. Özellikle tek kişilik oyunu bitirdikten sonra aylarca çok oyunculu modu oynayacağınızı düşünürseniz bize siz de hak vereceksiniz. Seslendirmeyle ilgili son olarak şunu da söyleyelim: Oyundaki radyo yayınını seslendiren sanatçı o kadar güzel bir iş çıkartmış ki oturup tüm anonsunu bitirinceye kadar radyo yayınını dinliyorsunuz. Sizin de “kulağınızdan” kaçmayacağına eminiz.

 

Crysis 2

Oyun içerisinde ayrıntılara çok dikkat edilmiş

 

 

Alcatraz’da kim?



Crysis 2’ye bir özel birlik askeri olarak başlıyoruz. Önce deniz altımız saldırıya uğruyor ve…..korkmayın size oyunun hikayesi hakkınca önceden bilgi verip tüm oyun keyfinizi mahvetmeyeceğiz. Ama en azından ana kahramanımızın adının Alcatraz olduğunu söylememize izin verin. Crysis 2 ilk bölümünden itibaren oyuncuyu atmosferin içerisine sokma konusunda gerçekten çok başarılı. Film gibi başlayan oyun yer yer sinematiklerle ve kontrolü karakterimizden alan ara sahnelerle ilerliyor ve bu arada hikaye çok iyi işleniyor.
İlk oyun Crysis’teki ormanlık ve dağlık araziden sonra kendimizi NewYork’un ara sokaklarında ve çok tanınan bölgelerinde buluyoruz. Bu defa savaş sivillerden uzakta değil tam onların içerisinde devam ediyor. Şehir önce bir salgın tarafından vuruluyor ve daha sonra da uzaylıların işgaline uğruyor. Doğal olarak şehir çapında bir karantina var ve gene virüs yüzünden sıkıyönetim ilan edilmiş durumda. Siviller acınası haldeler. Hastaların kendi kendileri veya sizinle yaptıkları konuşmalar, oyun bir de Türkçe olunca sizi gerçekten etkiliyor. Sıkıyönetim yüzünden şehre egemen olan C.E.L.L. askerileri sizin peşinizde. Aslında herkes sizin değil nano giysisinin peşinde. Nedenini ise oyunun içerisinde bulacaksınız.

 


Şehir cephesi



Crysis’ta büyük alanlarda savaşmaya alışanlar bu defa yer yer meydanlarda savaşsalar da bina içi ve hatta koridor çatışmalarına girecekler. Terk edilmiş evler, gökdelenler ve ofisler yeni savaş alanlarınız. Tabiki yüzyıllardır şehir savaşlarının değişmez bir parçası olan barikatlar da öyle. Crysis 2’de nano giysinin versiyonu 2.0. İlk versiyondan farkı ise şu:  İlk oyunda yapmak istediğimiz işe göre farklı modları elle başlatırken burada o modların otomatik olarak çalışıyor. Örneğin bir yere zıplamak istiyorsak güç modunu açmak yerine boşluk tuşuna basmamız yeteri oluyor. Eğer hızlı koşmak istiyorsak koşma tuşuna basarak ileriye doğru hareket etmemiz bu modu otomatik olarak açıyor. Hatta bu defa koştuktan sonra çömelme tuşuna basarak bir süre yerde kayabiliyoruz. Futbolda genelde faulle sonuçlanan bu hareket sayesinde düşmanlarımızın üstüne koşup onların ayaklarına kayarak yere düşürüp sonra içlerini mermiyle doldurabiliyoruz. Yada yerdeki düşman kalkıncaya kadar ötekini öldürüp sonra yerdekine dönebiliyoruz. Daha da güzeli bu özellik sayesinde siperlerin arkasına kayabilir ya da gene kayarak kamyonların veya kapıların altından geçebiliriz. Üstelik kayarken bir yandan ateşte edebiliyoruz. Nano giysinin görünmezlik ve zırh özelliklerini hala elle açıyoruz ama bu gerekli. Çünkü düşmanla nasıl baş etmek istediğimiz tamamen bu modlar belirliyor.

 

Crysis 2

Nano görüş size büyük bir avantaj sağlıyor


Oyun, genelde çevreyi görecek yüksek bir yere geldiğimizde bizi uyararak B tuşuyla vizörü açıp düşmanlarımızı işaretlememiz ve buna göre bir taktik belirlememiz konusunda bizi uyarıyor. İşaretlediğimiz düşmanların hareketlerini onlar ölünceye kadar haritamızda görebildiğimizden bunu yapmanızı tavsiye ederiz. Yalnız işaretlemeden önce görünmez moda geçin. Yoksa siz işaretlerken fark edilip ateş almaya başlayabiliyorsunuz.  Görünmezlik modundayken düşmanların arkasından yaklaştığınızda boyunları kırarak veya onları bıçaklayarak tek seferde işlerini bitirebiliyorsunuz. Üstelik susturuculu bir silah kullanırsanız görünmezlik perdeniz kalkıncaya kadar bir iki kurşun da atabiliyorsunuz. Burada önemli olan tam olarak ne yapmak istediğiniz. Silahları çekip düşmanlara dalmak bir tercih meselesi, ya da görünmez moda geçip onları yandan çevirmek size büyük bir avantaj sağlayabilir. Dilerseniz gruptan uzak olanları görünmez mod da tek tek avlayıp sonra düşmanın ortasına bir el bombası ya da C4 atarak açılışı yapabilirsiniz. Hepsini bir yana bıraktık isterseniz düşmanla hiç kapışmadan geçip gidebilirsiniz. Zaten Crysis 2’nin oyunculara sağladığı en büyük avantaj da bu.

[editor:Bölümleri bitirmek için birkaç alternatifiniz var ve siz nasıl isterseniz öyle davranabilirsiniz.]

 


Anahtarları toplayalım



Oyundaki bazı bölümlerde araç kullanabiliyorsunuz. Bu bölümlerin bazılarında aracı siz kullanabiliyorken bazılarında yalnızca silahın başına geçebiliyorsunuz. Oyunun videosunda gördüğünüz cipten makineli tüfek sökme hareketini de oyun içerisinde yapabiliyorsunuz. Bunun için makineli tüfeğin başına geçip yakın saldırı tuşuna basmanız yeterli. Yalnız bu silah elinizdeyken ne vizörü açabilir, ne bir şeyi kullanabilir ne de mermi doldurabilirsiniz. Üstelik yürüme hızınız da yavaşlar. Herhangi bir şey yapmak için önce silahı elinizden atmanız gerekiyor.


C.E.L.L. askerleriyle kapışırken daha alışageldik bir FPS gibi görünen Crysis 2, rakipleriniz uzaylılar olduğunda sizi farklı taktikler uygulamaya zorluyor. Çünkü askerler geleneksel ekipmanlarla saldırırken uzaylılar hem içerisinde birden fazla tip asker barındıran birliklerden oluşuyor hem de her birinin vücudunu koruyan farklı zırh parçaları bulunuyor. Bazı uzaylılar koşup sizi devirirken bazıları görünmez olup canınıza okuyor. Özellikle ağır zırhlı uzaylılar ise gerçekten zorlu rakipler. Burada size tavsiyemiz her FPS’de olduğu gibi rakiplerinizin başına ateş etmeniz. Baştaki zırhı indirdikten sonra genelde bir iki mermiyle ölüyorlar ve öldüklerinde sizin zırhınıza çeşitli güçler satın alabileceğiniz bir madde bırakıyorlar. Spor (Spore) adı verilen bu madde uzaylıların gücüne göre daha fazla veya az olabiliyor. Bu yüzden Spor toplamak için genelde çok zorlu olmadığı sürede tüm uzaylı gruplarını yok etmeye çalışıyorsunuz. Fakat oyun özellikle ortalarına doğru zorlaşmaya başlıyor. Böyle durumlarda arka arkaya ölmeye başladığınızdan bazı gruplara hiç görünmeden geçip gitmeyi de tercih edebilirsiniz. Zırhınıza alabileceğiniz özellikler zırhınızdaki farklı modları etkiliyor fakat aldığınız tüm özellikler birden aktif olamıyor. Yalnızca her modda bir özelliği aktive edebiliyorsunuz. Crysis 2’de yalnızca giysinizi değil silahlarınızdaki özellikleri de değiştirebiliyorsunuz. Bunun için X tuşuna basarak açtığımız menüde silahınızdaki değiştirilebilir özellikleri görebilirsiniz.

 


Aman yükseklerde dolaşırken ayağınız dolanmasın



Crysis 2’nin bölüm tasarımları aynı zamanda hızlı oyuncular için büyük tuzaklar saklıyor. Genelde bina tepelerinde veya gökdelenler arasında koşuştuğunuzdan bazen yere bakmayıp çok yükseklerden dibe doğru düşebiliyorsunuz. Bunu için hoplayıp zıplarken dikkat etmelisiniz. Ayrıca bazı bölümlerde yolunuzu bulmak gerçekten çok zor olabiliyor. Böyle durumlarda haritayı çok iyi takip etmelisiniz.
Oyunda gerçekten de unutulmaz çatışmalara gireceksiniz. Termal görüşünüz kapalıyken tüm bölümün kapkaranlık olduğu çatışmalardan özel birlik askerleriyle ve Karadeniz şiveli Chino’yla omuz omuza girdiğiniz mücadelelere kadar oyunun birçok bölümü aklınıza kazınacak. Fakat özellikle gökdelenlerin önünüzde çöktüğü yada NewYork’un yıkıldığı o inanılmaz manzaralarda size eşlik eden müzik sizi sizden alıp götürecek. Oyunun müzikleri rahatlıkla bir albüm gibi dinlenebilecek kadar güzel. Crysis 2’de kendinizi çatışmalara kaptırmadığınız zamanlarda bir durup etrafı seyretmenizi öneririz. Harap olmuş bir şehir de olsa NewYork’un değişmiş ortamında hala günlük hayattan parçalar bulabiliyorsunuz. Etrafta gazeteler uçuşuyor, kuşlar konup sizi görünce ürkerek kaçıyor, etrafta fareler dolaşıyor, insanların kıyafetleri yataklarının üzerinde duruyor….Özetle oyun yalnızca geniş resme veya aksiyona değil ince detaylara da odaklanıyor.

 

Crysis 2

Nano giysi vur-kaç tarzı saldırılar için çok ideal ama arada nefeslenin.



Bağımlılık yapacak



Crysis 2’nin çok oyunculu moduyla ilgili, Crytek tarafından bilinen ve üzerinde çalışılan, bazı teknik sorunlar olsa da oyuna bir defa girdikten sonra kolay kolay çıkamıyorsunuz. Çok oyunculu mod başlı başına bir başka alem ve bununla ilgili bir rehberi kısa süre sonra sizinle paylaşacağız. Fakat bağımlılık yaptığını şimdiden söyleyebiliriz. Nano giysinin özelliklerini kullanmanın yanı sıra karakterinizi geliştirme sistemi sayesinde kendi oyun tarzınıza göre bir savaşçı yaratabiliyorsunuz.
Crysis 2, ilk oyundaki kalitesini düşürmeyen bir oyun. Nano giysinin oyuncuya sağladığı esnekliği, darmadağın olmuş bir şehrin verdiği derin atmosferi, başlı başına bir albüm olarak dinlenebilecek müzikleri, (bir FPS’ye göre yüksek sayılan) ortalama 13 saat’lik oynanışı ve bağımlılık yapacak çok oyunculu moduyla uzun süre bilgisayarlarınızdan kaldıramayacağınız bir yapım olmuş.

programattik