Anno 2070: Yüzyıllar belli alışkanlıkları değiştirmiyor

Çok da uzağımızda olmayan 2070 yılında, korkulan gerçekleşmiş, iklimsel değişimler buzulları eritmiştir. Kıyı şehirleri sular altında kalırken sınırlar ve dünya siyaseti önemli ölçüde değişmiştir. Dünya güçleri üç ana politik birlik altında toplanmış, bu halde bile birbirlerini yemeye devam etmektedirler. Bunlardan ilki olan Eden Initiative (Eco), insanlığın çevreye yaptığı azabı azaltarak çevre kirliliğini durdurmak ve bu şekilde yaşamın sürekliliğini sağlayacak bir sistem üzerine kurulu. Diğer birlik Global Trust (Tycoon) battı balık yan gider politikasıyla sanayi gelişimine ve yeni icatlara yönelmiş durumda. Ama bu fraksiyonlar için birbirinin düşmanı değil, rakibi desek daha doğru olur. Sadece çok büyük çıkar çatışmaları yaşanırsa bu bir savaş nedeni oluyor. Örneğin Tycoon ile oynarken çevreyi önemsemeyip yeri göğü inşaat yaptığınızda, Eco’dan temiz su kaynaklarının korunmasıyla ilgili uyarı geliyor. Ve siz buna yeni sondaj kuleleriyle cevap verdiğinizde ipler kopuyor. 



Taraflardaki binaların işleyişleri de oldukça farklı. Örneğin Eco rüzgar ve güneş enerjisini tercih ederken, Tycoon kömür veya atom gücüne başvuruyor. Ağır sanayi adaların çevre şartları için ağır sonuçlar doğuruyor. Eco için bu kabul edilemez bir durumken, Tycoon tüm vurdum duymazlığıyla bildiğini okuyor. Bu da tarafların oynanışları arasında önemli farklılıklara yol açıyor. Örneğin rüzgar enerjisi sağlayan pervaneleri adaya yerleştirirken birbirinin etki alanına girmeyecek şekilde planlanması şart. Buna karşılık kömürden gelen enerjide böyle bir sıkıntı yok, tabii çevreyi bitirmesi dışında. En yüksek enerji atom reaktörleri tarafından sağlansa da bu teknoloji ciddi risklerle geliyor.

Oyun aslen bu iki fraksiyon arasında dönse de üçüncü fraksiyon olan Tech, yaşamı su altına taşımasıyla farklılaşıyor. Böylece su altı adacıklarında bir üretim sistemi kuruluyor. Bunlar arasında petrol sondajları, yosun çiftlikleri, elmas ve altın madenleri var. Hayat su altına taşınmış olsa da oyun mantığı değişmiyor ama habitatın koşullarına uygun çözümler üretmek gerekiyor. Örneğin özel su altı savunma sistemleri gerekiyor. Sonuç olarak yine şehirler kuruyor, içine sığamıyor, kaynak ihtiyacından deliye dönüyor ve de soluğu en yakın adada alıyoruz. Bu arada geçen yüz yılların getirdiği kültür şokuyla kendimizi karbon, kerosen ve iletişim ağları ile sarılmış buluyoruz. Fakat insanoğlunun ihtiyaç listesi hiç değişmiyor; ada sakinleri başta sadece gıda ve barınma peşindeyken, zaman ilerledikçe bir bakıyorsunuz ki 3B görsel şovlar ve robotlar gibi lüks tüketim malzemeleri istiyorlar. Tabii ki bunları üretebilmek için adadan hammaddeleri topluyor, eğer yoksa çevre adalardan gemilerle getirtiyoruz.


 
Çok oyunculu mod

Strateji oyunu incelemelerinin vazgeçilmezi çok oyunculu mod değerlendirmeleridir. Fakat konu Anno olunca sonsuz oyun modu ön plana çıkıyor. Bu modda üç fraksiyonu farklı adalarda aynı anda yönetebiliyorsunuz. Örneğin Eco’ya kurduğunuz şehirlerde çiftlikler ve güneş enerjisi kuleleri yaparak yavaş ama temiz bir şekilde kalkınırken, başka bir adada Tycoon ile kirli fakat oldukça etkili şekilde gelişebilirsiniz. En azından cennet gibi bir kıyıyı petrol sızıntısıyla batırana kadar. Sonsuz bir oyun başlattığınızda Anno uzmanı olsanız bile fraksiyon çekişmeleri yüzünden dağılabilirsiniz. Buna karşı E.V.E adındaki yapay zekâ elinizden tutarak yavaş yavaş sizi eğitiyor. Bunun yanı sıra 25 saatlik bir tutorial boyunca sizi ileri seviyeye taşıyor. Ana senaryoya başladığınız büyük adada devam ediyor ve takip eden görevlerde daha önce kurulan binalarla devam ediyorsunuz. Bu da bizleri her seferinde bir gemi ve merkezden oluşan kuruluşu tekrar tekrar oynama rutininden kurtarıyor.

Oyunun asıl güzel kısmı sonsuz oyun modunda üç tarafla dünyayı geleceğine sürüklemek olduğundan, tek kişilik senaryo oyuncuyu buraya hazırlayan 25 saatlik bir tutorial gibi hazırlanmış. 11 görev boyunca yeni denizaltı ve uçak gibi araçları ve deniz altındaki yapılarla yapay zekâ tarafından yönetilen birimleri kullanmayı öğreniyoruz. Oyun ilerledikçe yeni seviyeler ve onlara bağlı olarak yeni teknolojiler açılıyor ve bu sırada birden fazla fraksiyonu yönetiyorsanız işler karışabiliyor. Şöyle ki inşa menüsünde üç fraksiyonun bina seçeneklerini içeren üç harita bulunması nedeniyle bir süre sonra yanlışlıkla bir fraksiyona rakibin binalarından dikmeye başlıyoruz.

Kaç Anno  geçti aradan ayrı ayrı

Oyunun yapay zekâsı "orta şeker". Yapay zekânın ana amacı mümkün olduğunca diğer adalara erişmek, bu esnada da sizi rahatsız etmek. Bu amaçla sık sık vur-kaç yapıyor. Siz konteyner dolu gemileri geri çekip büyük armadalarla hücuma geçerken ticaretiniz yavaşlıyor. Düşman adalarındaki savunmasız madenleri uçaklarımızla yok ediyor ya da kendimize alıyoruz. Bunu yapmayı yapay zekâ da pek seviyor. Ta ki oraya bir uçaksavar yerleştirilene kadar. Anno 2070’in yol bulma sistemi de aynı türdeki birçok oyuna kıyasla çok düzgün. Aslına bakarsanız bunun arkasında, standart yer birimlerinin olmaması yatıyor. Koskoca denizde de izin verin kimse birbirine çarpmasın, takılmasın.



Anno 2070’de fare tekerliğini çevirerek sualtı perspektifine geçiyoruz. Gemilerin su üstü ve altı modellemeleri çok hoş olmuş. Deniz savaşları son dönemlerde çıkan oyunlara kıyasla efektler açısından büyülemese de, tatmin edici seviyede. Siz su altına bakarken bir Skyhammer karayı alevler içinde bırakabiliyor. Allah’tan alev alev yanan bir petrol platformunu basit bir söndürme gemisiyle kontrol altına alabiliyoruz, en azından oyunda böyle. Fakat petrol sızıntıları güzel kıyımıza vurmaya başladıysa bir kirli su temizleme pompasına ihtiyacımız oluyor. Tabii bu tür durumlar için önceden hazırlıklı olmak lazım. Bu tip yapıları önceden araştırmak veya almak, bunun için de gerekli para ve/veya hammaddeleri toparlamak ve zor günler için bir kenara atmak şart. Bunun yanı sıra atom reaktörlerinin patlamasıyla geniş alanlı yangınlar ve salgın hastalıklar meydana geliyor. Bu olaylar sonrası adanın çevre şartları tam anlamıyla dibe vuruyor ve toparlanması zaman alıyor.

Anno’nun oyun mekaniği, dev şehirleri, üretim zincirleri ve filoları ile sabreden herkesi kendine bağlayacak. İyi bir strateji arıyorsanız, doğru yerdesiniz.

İLGİLİ ÜRÜNLER

54,00 TL
Türk Telekom internet müşterilerine özel
4,50 TL x 12 ay taksitle!
programattik